#Gayrimenkul ve Kadın

Gayrimenkul kelimesi ilk duyulduğunda insanlarda mesken amaçlı kullanılan konutları çağrıştırsa da aslında bu kelimenin anlamı akla gelenden daha geniştir. Gayrimenkul ifadesi, tüm arazi, arsa, tarla, bahçe, konut, iş yeri, bina, daire, villa, fabrika, imalathane gibi, bir yerden bir yere taşınması mümkün olmayan, yerinde sabit duran şeyleri ifade etmektedir. Gayrimenkul bazı kesimler açısından kadınların hakim olacağı bir sektör olarak görülmemiştir lakin son dönemlerde her iki cinsiyetin de sektörü yönettiği bir iş haline gelmiştir. Fakat eşit haklara sahip olunması durumunda soru işaretleri bulunmaktadır. Bu bağlamda bazı tarihsel durumların yanında, gayrimenkul kavramını ve sektörünü kadınların hakları ve istihdam imkân ve oranlarıyla beraber inceleyeceğiz.


Sizlere biraz yabancı kaynaklardan da yaptığım araştırmaları aktaracağım. 1908’de kurulan Ulusal Emlakçılar Birliği (NAR) kurulduğu ilk dönemlerde kadın üye kabul etmemekteydi. Yıllar geçtikçe kendi seçtikleri birkaç kadını alsalar da bu sayı kadınlar için yeterli olmadı. Kadınların büyük bir çoğunluğu 1973’e kadar katılma şansı bulamadı. 10 yıldan kısa bir süre sonra ise tüm kısıtlamalar kaldırıldı ve kadın üyelerin oranı %45’e kadar çıktı. O yıllar içerisinde 300.000’den fazla üye toplayan NAR, 21. Yüzyıla girerken de bu sayıyı artırmaya devam etti. NAR’ın bu tutumundan ötürü faaliyete geçen REALTORS Kadın Konseyi 9 eyaletten 37 kadın önderliğinde kuruldu. Günümüzde bünyesinde bulunan üyelerin %62’si kadın olan konsey hala var olmaya ve gelişmeye devam ediyor. REALTORS aynı zamanda üyelerine mesai saatleri açısından kariyer mi aile mi sorusunu sordurmayacak kadar esnek çalışma imkanları sunuyor. Kazanç konusunda ise cinsiyet fark etmeksizin eşit dağılımı tercih ediyor.


Günümüzde cinsiyet eşitliği belki de en büyük sorunlarımızdan biridir. Cinsiyet eşitliği hem ülkemiz hem dünya açısından değer verilmesi gereken önemli olgulardan biridir. Dünyada cinsiyet eşitliği, kadınların toplum içerisindeki rolleri ve aktiviteleri yıllar geçtikçe değişmiştir. Kadına ve haklarına, düşüncelerine, hareketlerine olan saygı çağlar geçtikçe artmıştır. Kadınların yüzyıllar içerisinde edindiği haklar göz ardı edilmeyecek kadar önemlidir. Günümüzde ise kadınlar hala bazı sektörlerde tam olarak istedikleri kadar bulunamamaktadırlar. Bu bazen bazı işverenlerin bakış açısıyla bazen de kadınların fiziksel yeterlilikleri ile alakalı olabilir. Özellikle halk arasında maskülen olarak bakılan sektörlerde bu durum daha fazladır.


Çağımızda insanlar cinsiyet eşitliğini destekleseler de bazen bu çabaları boşa çıkabiliyor. Aslında genel olarak kadın-erkek eşitliği sosyal medya platformlarında yansıtılan “Kadınlar da madenci olabilir, inşaatlarda çalışabilir, ağır yükler taşıyabilir, nakliyeci bile olabilir.” şeklinde maddi ve sadece kadınların ağır işler yapabileceğini yansıtan bir olgu olmamalıdır. Kadınların erkeklerle eşit hakka sahip olması esastır. Örneğin bir kadın madenci olamayabilir ama madenci olmaya hakkı olmalıdır. Bu durum sektör sektör değişse de bulunduğumuz yüzyıl içerisinde kadınlar olmak istedikleri her sektöre mutlaka dahil olmuşlardır. Örneğin, gayrimenkul sektörü. Bundan on yıl önce sektöre girişlerine bile garip bakılan kadınlar şu an Türkiye’de sektörün %30’unu ve hatta daha fazlasını oluşturmaktadırlar. Bahsedilen %30’luk kesimin büyük bir kısmı İnşaat ve Yatırım alanında faaliyet göstermektedirler. Kalan kısım ise, danışmanlık hizmeti, mimarlık ve mühendislik, GYO ve değerleme kısımlarında faaliyet göstermektedirler.

266 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör