“Ahlakî Panik”

Ahlâkî Panikler, Stanley Cohen tarafından 1964 yılında İngiltere'de kendilerini Modernistler ve Rakçılar1 olarak adlandıran iki grubun yaşadığı bir dizi sokak kavgasının ardından medyanın ve toplumun ilişkilerini tanımlamak üzere medya-toplum-siyaset ilişkilerine getirilmiş bir yaklaşımdır. Ana odağı toplumun ürettiği kurallara karşı çıkan gruplar ve benzeri durumlarda medyanın siyaset ve toplumla ilişkilerini irdelemektir. Cohen’e göre ahlâkî paniklerin ardından hedef alınan kitle önce şeytanlaşır. Şeytanlaştırılanlar ise kendilerini şeytanlaştıranları dışlayarak dışlanmaya sebep özellik ve davranışlarına daha sıkı sarılır (2019).



Her toplum belli başlı kurallar üretir ve dayatır. Kültür ve alt kültürler, kabul edilen ve edilmeyen bu kurallar etrafında şekillenir. Hâkim kültür kuralları, alt kültürü belirler. Bir toplumda çeşitli kural silsileleri, çatışmaya neden olur. Çatışma ise alt kültürler arasında bir istenmeyen yahut en az isteneni doğurur. İstenmeyen veya en az istenen kültürün hâkim olduğu topluluklar, çeşitli yollarla haricî olur. Becker'in adlandırmasıyla "Haricîler", kendi aralarında hâkim olan onların kuralları olduğu için genel kabul görenleri haricî olarak nitelendirir (Becker, 2021). Herkes tarafından kabul görmeyen bu kural silsileleri, kültürel çatışmalara sebep olur. İki farklı kültür arasındaki çatışma, rekabet ile birlikte bir üretkenliğe sebep olur. Kültürel çatışmalar sonucunda ise bugün ideoloji olarak adlandırdığımız çeşitli yaşam algıları meydana gelir. Bir öteki ile mücadele ise zaman içerisinde bir “biz” ve “öteki” söylemi inşa eder. Bu “biz” ve “öteki”ler arasındaki mücadele; bürokrasi, sokak hareketleri, öğrenci hareketleri, medya, mahalle ve siyasî sahnede çekişmeye sebep olur.



Howard Becker'ın "haricîler" hakkındaki yorumları bir yana, Cohen (2019), kendi çalışmasında toplumda resmî ve kabul gören kültürün karşısında duranların basında yoğun ve sansasyonel bir şekilde işlenerek nasıl ufak meselelerden büyük sorunlar doğduğunu açıklamıştır. Ahlâkî panikler, toplumda halihazırda mevcut sorunlar olabilir (Mutlu, 2017). Çoğu ahlâkî paniğin bir ortaya çıkış noktası vardır. Siyasî mücadeleler, gündem belirleme yahut değiştirme çabaları, çeşitli baskı gruplarının medya ile ilişkisi, basın sektörünün patronaj ağı ve kimi dış istihbarî çalışmalar, dolaylı veya doğrudan olarak ahlâkî paniklere yol açabilir. Medya, sermaye ve siyaset ile yoğun bir ilişki içinde olduğu için kimi zaman gerçek bir temeli olmayan ahlâkî panikler de gün yüzüne çıkabilir.



Bir ahlâkî paniğin oluşması ise Cohen (2019) tarafından belirlenen birkaç adım sonucunda gerçekleşir. Bu adımların en önemlisi ve müteselsil olanı, "envanter" olarak adlandırılmıştır. Envanter, toplumun kolektif hafızasında var olan kimi travmalar, kırmızı çizgiler, felaketler, sevinçler ve hüzünlerdir. Bir ahlâkî panik oluşturmaya elverişli bir olay veya ortamda, envanterde bulunan bu toplumsal öğelere atıf ile haber üretilir. Toplumsal hafızaya çeşitli atıflar yapılarak gerçekleştirilen bu felaket çağrışımının ardından, çoğunlukla durum yahut gruba bir isim takılır ve kitle iletişim araçlarında süreç sıklıkla tekrar edilir. Medyanın konuyu sıklıkla ele alması ve ayrıntılarını artırması ile birlikte, halk şeytanları meydana gelir. Bir ahlâkî paniğin incelenmesi hem sansasyonel hem de yoğun olduğu için diğer medya kuruluşları da kervana katılır. Bu sürecin ardından ise basın, toplum yahut halk var olan paniğe karşı çözüm yolları arar ve bunlar kimi zaman kanun olarak kimi zaman etik kurallar olarak hayatımıza yerleşirken kimisi de süratle unutulmaya yüz tutar.



Goode ve Ben-Yehuda, Ahlâkî panikleri üç oluşum üzerinden açıklamayı tercih etmiştir (1994). Bunlardan ilki, halkın toplu bir şekilde bir soruna karşı oluşturduğu ahlâkî paniktir. Buna, ülkemizde bir dönem Bonzai adlı uyuşturucuya karşı yapılan paylaşımlar, haberler, sokak hareketleri ve sair dahil edilebilir. Adı geçen müellifler buna "aşağıdan yukarıya” modeli2 adını vermişlerdir. Rahatsızlığın aşağıdan yukarı yükseldiğini ifade eder. Çoğunlukla aşağıdan yukarıya modeli ahlâkî panikler, halkın büyük bir kesimi için geçerli olur. Nitekim bu modelde oluşan ahlâkî panikler, zaten toplumun çoğunluğunun rahatsız olduğu meselelerdir ve kalıcılığı muhtemeldir.



İkinci model, "yukarıdan aşağıya3 " modelidir. Devlet erkinin çeşitli siyasî çıkarlar ve politikalar doğrultusunda oluşturduğu ahlâkî paniklere denir. Ülkemizde bu model için bir örnek, 1944 yılında 3 Mayıs olayları ve Irkçılık-Turancılık davası olarak verilebilir. Dış politikadaki sıkışma ve iç politikadaki güç dengelerinin çatışması sonucu ortaya çıkan bu davalar, bir çeşit kamu diplomasisi aracı olarak kullanılmış, nihayetinde oluşturulan ahlâkî panik halk yahut herhangi bir baskı grubu tarafından sahiplenilmediği için sönük kalmıştır.



Ahlâkî Paniğin üçüncü modeli ise “baskı grubu4 ” modeli olarak adlandırılmaktadır. Burada bahse konu panik, belli bir kesim, çıkar grubu, etnisite, siyasî grup ve sair tarafından desteklenir. Bu panik türüne bir örnek ise 2010'lu yıllarda Türkiye’de tabelalardan T.C. ibaresinin silineceği esnada insanların sosyal medyada adlarının başına T.C. ibaresini eklemesi olarak sayılabilir. Bu tepki, hem T.C. ibaresinin kaldırılmasına hem de genel siyasî duruma karşı toplumun belli bir çatısı altında birleşmiş bir kesime aittir. (Şenol, 2014)



Törel Ürkü5 hakkında Türkiye'deki örnekler bir yana, asıl çalışma alanı bu kavramın Türkiye'de nasıl yorumlanacağı ve saptanacağı olmalıdır. Malum ki, ahlâkî paniğin bugün kullanıldığı manada adlandırıldığı ve yeşerdiği yılların İngiltere'si, Türkiye ile benzer dinamiklere sahip değildir. Yaşanılan dünyayı anlamak ve anlamlandırmak üzerine inşa olunmuş sosyal bilimler için, çalışılan bölge veya milletin kendine has özellikleri asla göz ardı edilmemelidir. Bahse konu kavramı irdelemek gerekirse, Türkiye'de medyanın gündelik hayat ile ilişkisi, gazete okuma oranları, sivil toplumun varlığı, çeşitli yaklaşım sorunları ortaya çıkartmaktadır. Bu yaklaşım sorunları, yalnızca akademik çalışmalarda değil fakat bir ülkenin kendini iyi yahut kötü görmesinde de etkilidir. Türkiye, İngiltere, Amerika, Fas veyahut Polonya'nın gözünden incelendiğinde anlaşılacak bir ülke değildir. Nitekim bu farklılaşma yalnızca Türkiye için geçerli değildir. Her ülkenin kendi işleyişi, tarihi ve ahlaki değerleri ayrıdır.



Her ülke ve toplumun kendi dinamiklerinin değişim göstermesi ile birlikte, Goode ve BenYehuda'nın ileri sürdüğü üç ayrı ahlâkî panik yaklaşımı (1994), kavramın daha kolay kullanılır olmasını sağlamıştır. Ahlâkî panikler, çeşitli kriz anlarında veya durgun zamanlarda meydana gelebilir. Türkiye’de de kitle iletişim araçları ülkemizde yer edinmeye başladığı tarihten beri törel ürküler tecrübe edilmektedir.



Edinilen tecrübe bir yana, ülkemizde ahlâkî panik hâlen yeterince çalışılmış, örneklenmiş ve eleştirilmiş bir alan değildir. Cohen’in 1960’lı yıllarda öne sürdüğü bu yaklaşım, ülkemizde hâlen tam olarak adlandırılamamış, kimi çalışmada “Moral Panik” olarak kullanılırken(Zaimoğlu, 2022), kimi çalışma “Ahlâkî Panik” adlandırmasını kullanmış (Keskin ve Binark, 2021), kimi ise Erol Mutlu tarafından Türkçeleştirilen “Törel Ürkü” kavramına sahip çıkmıştır (Soygüder, 2007). Sanıyorum, bir kavramı anlamak ve eleştirebilmek için öncelikle isim konusunda mutabık olmak gerekir. Bilmem, hangisi en iyisi ve verimlisidir.



İkinci bir husus, kavram üzerine hâlen herhangi bir derinliğe haiz çalışma gerçekleştirilmemiş olmasıdır. Herhalde, isimde mutabık olunmadan bu ikinci meselenin çözümü epey zor olacaktır.

 

1 Rockers ing

2 Grass-root model İng.

3 Elite-engineered model İng.

4 Interest group model İng.

5 Eski Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı merhum Erol Mutlu tarafından “Ahlâkî Panik” kavramının Türkçeleştirilmiş hâli. (Mutlu, 2017).




Kaynakça


• Becker, H.S. (2021). Haricîler (Outsiders). (çev: Geniş, Ş. & Ünsaldı, L.). Ankara: Heretik Basın Yayın.

• Cohen, S. (2019). Halk Düşmanları ve Ahlaki Panikler. (çev: Türker, D.). Ankara: Heretik Basın Yayın.

• Keskin, A. & Binark, M. (2021). TÜRKİYE’DE K-POP KARŞITI SÖYLEM ve K-POP HAYRANLARININ TAKTİKSEL MÜCADELESİ. Moment Dergi, Erkeklikler– 1, 144-167. DOI: 10.17572/mj2021.1.144167

• Mutlu, E. (2017). İletişim Sözlüğü. Ankara: Ütopya Yayınları.

• Soygüder, Ş. (2007). MORAL PANIC (TÖREL ÜRKÜ) KAVRAMI İLE MEDYADA YER ALAN ÖRNEK HABERLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ. Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Düşünceler Hakemli E-Dergisi, (2), 93-110.

• Şenol, F. T. (2014). Sosyal medyadaki ahlaki panik tepkisi: Facebook’taki “TC” örgütlenmesi. Global Media Journal, Turkish Edition, 4(8).

• Zaimoğlu, G. (2022). Moral Panik (Törel Türkü) Kavramı ve Medya: “İsimsizler, Söz Ve Savaşçı” Dizi Örnekleri. İnsan ve Toplum Bilimleri Araştırmaları Dergisi, 11 (1), 357-379 . DOI: 10.15869/itobiad.1027035



98 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör